Türkiye’deki parti sisteminin ana özelliklerinin neler olduðunu ve siyasal partilerin bu özelliklere göre nasýl bir siyasal yaþam içinde yer aldýklarýný saptayabilmek.
Türkiye’de partiler ve parti sistemi, 1970’dan beri parçalanmýþlýk yaþamaktadýr. Bu süreç içinde partiler ideolojik kutuplaþma, seçimsel oynaklýk, halk desteðinde görülen düþme ile uzun süredir bir kurumsal çöküþ yaþamaktadýr. 1946 ile 1960 arasýnda, Türk parti sistemi iki parti sistemi özelliklerini göstermekteydi; Cumhuriyet Halk Partisi ve Demokrat Parti. 1970’lerde ise Türk parti sisteminin ana özelliði oynaklýk, parçalanmýþlýk ve ideolojik kutuplaþma olarak tanýmlanabilir. 2000’li yýllarda da Türk parti sistemi her zamanki olduðundan çok daha parçalanmýþ durumdadýr. Ayrýca yüksek derecede bir oynaklýk görülmektedir. Avrupa parti sistemleri ile kesin bir zýtlýk olarak ortaya çýkan bu durum, Türkiye’deki siyasal partilerin sivil toplumda güçlü bir þekilde kökleþmediði gerçeðinden kaynaklanýr. Ilýmlý sað ve merkez sol eðilimlerin giderek zayýflamasý ise parti sistemi açýsýndan bir diðer endiþe verici deðiþimdir. Türk parti sisteminin 1970’lerdeki oynaklýk, parçalanmýþlýk ve kutuplaþma hastalýðý 2000’li yýllarda daha güçlü bir þekilde yeniden ortaya çýkmýþtýr. Partilerin örgütsel zayýflýðý ve parti ile özdeþleþme baðlarýnýn zayýflýðý da parti sistemindeki bir hastalýk olarak görülmektedir. 1970’lere göre tek dikkat çekici olumlu deðiþiklik, görünüþte demokrasiye daha güçlü elit ve halk baðlýlýðýdýr.
Türkiye’deki siyasal partilerin örgütsel özelliklerinin neler olduðunu ve toplumsal olarak hangi süreçleri harekete geçirdiðini açýklayabilmek.
Türkiye’de çok partili siyasetin baþlanmasýndan bu yana, siyasal partiler genel olarak, kadro ya da herkesi kucaklayan parti olarak tanýmlanmýþtýr. Parti üyelikleri ise parti taraftarlýðýndan pek farklý olmamýþtýr. Türkiye’deki parti sisteminin temel özelliðinden birisi merkez-çevre ayrýlýðýdýr. Parti sistemini þekillendiren diðer önemli bir etken de gruplaþmalarýn birçok taþra toplumlarýnda ve küçük kasabalarda yaygýn olmasýdýr. Diðer bir konu da, RP kýsmen hariç tutularak, siyasal partiler ve diðer sivil toplum kurumlarý arasýndaki baðlantýlarýn genel zayýflýðýdýr. Tarihsel olarak bütün siyasal partiler güçlü bir oligarþik eðilim göstermektedir. Bütün partilerin adaylarý parti liderleri tarafýndan güçlü bir þekilde kontrol edilen merkez yürütme kurullarý yoluyla belirlenmektedir. Aday belirleme üzerindeki merkezi kontrol, oligarþik eðilimin hem nedeni hem de sonucudur. Günümüzdeki bütün partiler serbest Pazar ekonomisini ve üretim araçlarýnýn özel mülkiyetini savunduklarý için ekonomik konularda sol – sað ayýrýmý nispeten önemini kaybetti. Partiler, kendi duruþlarýný gösteren konum sorunlarýndan daha çok temiz yönetim ve ekonomik refah gibi deðer sorunlarý üzerinde yoðunlaþmaktalar. Çok partili siyasetin baþlamasýndan beri, partiler yüksek derecede bir parti disiplini ile nitelendirilmektedir. Türkiye’deki partilerin çoðu kadro partilerinin ve herkesi kucaklayan partilerin bazý özelliklerini, kartel partilerinin özellikleriyle birleþtirir.
Türkiye’de siyasal islamýn 1980’lerden itibaren yükseliþinin nedenlerini ve Refah Partisi örneðinin özelliklerini belirleyebilmek.
1980’lerden baþlayarak Türk politikasýndaki en önemli olaylardan biri, RP’nin temsil ettiði siyasal islam’ýn yükselmiþ olmasýdýr. RP’nin ciddi olarak þeriata dayalý bir Ýslam devleti kurmaya niyetli mi olduðu yoksa, sosyal hayatýn bazý alanlarýnda, belli, çoðu da sembolik deðiþimler ile mi yetineceði net deðildir. RP dikkatli bir þekilde demokrasinin temel ilkelerine karþý çýkmaktan kaçýnmýþ ve siyasal iktidara giden tek yolu seçimlerin oluþturduðunu söylemiþtir. Ekonomi konusunda RP, kapitalizm ve sosyalizmde farklý bunlardan üstün üçüncü bir yol olarak gördükleri Ýslam ilhamlý adil düzeni önermektedir. 1970’lerden baþlayarak RP’yi destekleyen sermaye kesiminin büyüyerek geliþmesi bu partiyi devletçi, korumacý konumdan serbest pazar ekonomisi ve Türkiye’nin küresel ekonomiyle entegrasyonu lehine olan görüþlere kaydýrmýþtýr. Bulgular RP’nin söyleminin büyük ölçüde dini zemine dayandýðýný, seçmenlerinin neredeyse yarýsýnýn partiye ideolojik olmayan nedenlerden dolayý oy verdiðini ve partinin kentli yoksullar arasýnda güçlü kökleri olduðunu göstermektedir.