1.) Bir Ýnsanýn Dýþ Görünümünü Tarif Etmek :
“ What does ... look like? “ kalýbý bir insanýn dýþ görünümünün tarif edilmesi istendiðinde kullanýlýr. Buna verilen cevapta aþaðýdaki sýfatlar kullanýlarak o kiþinin nasýl bir tip olduðu belirtilir.
Tall : Uzun Short : kýsa fat : Þiþman Thin : Zayýf
Old : Yaþlý Young : Genç Dark : Esmer Fair : Kumral
Blonde : Sarýþýn Beautiful : Güzel Handsome : Yakýþýklý Pretty : Hoþ, Güzel
Örnek : A : What does Ali look like? (Ali nasýl bir tiptir?)
B : He’s tall and fat. (Uzun boylu ve Þiþmandýr.)
A : What does Mrs.ÖZ look like? (Mrs.ÖZ nasýl bir tiptir?)
B : She’s short and pretty. (Kýsa boylu ve güzeldir.)
2.) Sýfatlarýn Karþýlaþtýrmada kullanýmý :
Ýki varlýðýn özelliklerini karþýlaþtýrýrken sýfata “-er “ (daha) takýsý eklenir ve þu kalýp elde edilir.
1. isim + Fiil + Sýfat + er than + 2. Ýsim
Örnek : Ali is 20 years old. Ayþe is 22 years old. Bu duruma göre iki tane doðru cümle söylenebilir :
Ali is younger than Ayþe.(Ali Ayþe’de daha gençtir.) Ayþe is older than Ali (Ayþe Ali’den daha yaþlýdýr.)
Karþýlaþtýrma iki kiþinin boylarý ile ilgili olduðunda, diyelim ki “ Ali is 1.80cm tall Murat is 1.78cm tall. Olsun.
Bu bilgilere göre : Ali is taller than Murat (Ali Murat’tan uzundur.) Muratis shorter than Ali. (Murat Ali’den kýsadýr.)
Aþaðýdaki sýfatlar da baþka varlýklarý, nesneleri karþýlaþtýrmada ya da tasvir etmede kullanýlýr :
Old : eski new : yeni big : büyük small : küçük nice : güzel
wet : yaðýþlý, nemli bright : parlak Hot : sýcak cold : soðuk
Örnek : London is wetter than Ankara. (Londra Ankara’dan daha yaðýþlýdýr.)
Sivas is bigger than Rize. (Sivas Rize’den daha büyüktür.)
*** Dikkat! : Karþýlaþtýrma cümlesinde “-er “ eki alan sýfatýn hemen yanýnda than (-den) bulunduðuna dikkat edin.)
3.) Özel Fiiller :
- Wait for : Birisini veya birþeyi beklemek.
I’m waiting for Ali. (Ali’yi bekliyorum.) We are waiting for the bus. (Otobüs bekliyoruz.)
- Look for : Birisini veya bir þeyi aramak.
I’m looking for Ali. ( Ali’yi arýyorum.) She is looking for a job. (O, iþ arýyor.)
- Look at : Bir yere, bir þeye bakmak.
Please, look at the map. (Lütfen haritaya bakýnýz.) She is looking at the door. (O, Kapý’ya bakýyor.)
- So : Öyle
A : Does Ali work in a hotel? (Ali bir otelde mi çalýþýr?)
B : I don’t think so. ( Öyle sanmýyorum. ) I think so. (Sanýrým öyle.)